Hacet Duası

Hacet Duası ihtiyacığımız olanın karşılanması ihtiyacımızın giderilmesi için yapılan duadır. Hacet duaları namaz kılınarak abdestli bir şekilde yapılması daha makbüldür. Kişiyi kendine aşık etmek içinde hacet duası yapılabilir maddi anlamda sıkıntıdaysanız bile hacet duası yapılabilir. Aşık etme , kısmet açma ,rızık açma ve bereket içinde hacet duası okunabilir. bir kişiyi kendine aşık edebilir işinizde başarılı olmak için daha iyi bir konuma gelmek içinde hacet duası okunabilir. Aklınıza gelen her müskül durumunuzda hacet duası derdinize derman olacaktır.

Hacet Duası Okunuşu : Bismillahirrahmanirrahiym. Ve la havle ve la kuvvete illa billhi’l-Aliyyi’l-Azim. Allahümme inni es’elüke ya Kadimü, ya Daimü, ya Ferdü, ya Vitru, ya Ahadu, ya Samedü, ya Hayyü, ya Kayyumü, ya Ze’l- Celali ve’l-ikram. Fe in tevellev fe kul hasbiyallahü la ilahe illahu aleyhi tevekkeltü ve Hüve Rabbü’l-Arşi’l-Azim.

Reklamlar

Kadir suresi ile hacet

İlk gün 500 tane kadir suresi okunuyor.böylece surenin hatmi de yapılmış oluyor.

ardından hemen okuma bitiminde

‘SEMAİL-KEFAYİL-KETEFAYİL-TAHYİL-FEHÜM-CECAİL-AZRAİL” 
isimleri

7 şer defa okunur,Allahtan niyetle dilek istenir.Sonrasında dilek gerçekleşene kadar her gün

21 KADİR suresi artı 7 şer defa yine bu görevlilerin isimleri okunur.Bunlar melek isimleridir.kuvvetli bir uygulamadır.Büyü falan değildir.

Dilekler Ve Hacet İçin Duası

Dilek ve hacet için: Bir kimseden bir istek ve dileğin olursa, bir defa Yasin suresini, otuzbeş (35) defa da bu ismi şerifi okuduktan sonra o kişiden dileğin ve hacetini istersen, dilediğin şey Allah c.c. ın izniyle yerine gelir

okunacak esma
Berhetiye esmalarından Şemhâbârûhin (karşılığı Elkâdiru hüvallâhül kerîm.)

Her Hacetiniz İçin Nur Suresi

Nur suresi 35. ayet gunde 66 defa ve Lafza-i Celal(66) defa birlikte okunursa biiznillahi teala her hacetiniz icin hayir olur…,

Her namazdan sonra olursa “Kibrit-i Ahmer”olur, dunya ve uhrevi isleriniz gunden gune biiznillahi teala düzelir,hayırlı olur….

Allahu nurus semavati vel ard, meselu nurihi ke mişkatin fiha misbah, elmisbahu fi zucaceh, ezzucacetu ke enneha kevkebun durriyyuy yukadu min şeceratim mubaraketin zeytunetil la şerkiyyetiv ve la ğarbiyyetiy yekadu zeytuha yudi’u ve lev lem temseshu nar, nurun ala nur, yehdillahu li nurihi mey yeşa’ ve yadribullahul emsale lin nas vallahu bi kulli şey’in alîm
Meali
35. Allah, göklerin ve yerin nûrudur. O’nun nûrunun temsili, içinde lamba bulunan bir kandillik gibidir. O lamba kristal bir fanus içindedir; o fanus da sanki inciye benzer bir yıldız gibidir ki, doğuya da, batıya da nisbet edilemeyen mübarek bir ağaçtan, yani zeytinden (çıkan yağdan) tutuşturulur. Onun yağı, neredeyse, kendisine ateş değmese dahi ışık verir. (Bu,) nûr üstüne nûrdur. Allah dilediği kimseyi nûruna eriştirir. Allah insanlara (işte böyle) temsiller getirir. Allah her şeyi bilir

Büyük Hacet Duasi

“Allâhumme ileyke eş’kû dâ’fe kuvvetiy ve kîllete hiletiy ve hevâniy alennâs; Yâ Erhamerrahimiyn, ente Rabbül müstad’âfiyn; ente erhamu biy min entekileniy ilâ aduvvin bağiydin yetecehhemuniy, ev ilâ sadıykın karîbin mellektehu emrî. İn lem tekûn gadbane aleyye, felâ ubâliy, gayre enne âfiyeteke ev seûliy. Euzü binûri vechikellezi eşrekat lehu zulûmatu ve salâha aleyhi emriddünya vel âhıreti en yenzile bi gadabüke ev yehılle aleyye sehatük; ve lekel utba hatta terda ve lâ havle velâ kuvvete illâ bike.”

“Allahım, kuvvetimin yetersiz kaldığını, çaresiz olduğumu, halk nazarında hor hakîr hâle düştüğümü görüyorsun. Ya erhamer rahimiyn, zayıf görülüp ezilenlerin Rabbi sensin. Kötü huylu ve kötü tavırlı yabancı düşmanın eline beni terketmeyecek, hattâ himayemi ellerine verdiğin akrabadan bir dosta bile beni bırakmayacak kadar Rahimsin.

Allah’ım, bana karşı gazablı değilsen; çektiğim eziyet ve belâlara hiç aldırış etmem. Ancak şu da var ki, koruma sahan bunları da çektirmeyecek kadar geniştir. Allah’ım, gazabına maruz kalmaktan, yahud rızasızlığından, senin bütün zulmeti parıl parıl aydınlatan, dünya ve âhıret hallerinin yegâne selâmete çıkartıcısı olan NUR’u Vechine sığınırım. Allah’ım rızan olasıya senden affını diliyorum. Havl ve kuvvet ancak seninledir.”

Efendimiz Rasûlullah salla’llâhu aleyhi ve sellem, görev alışının ilk zamanlarında, gerçeği tebliğ etmek üzere Taif şehrine gitmişti.

Taif halkına elinden geldiğince gerçekleri göstermek için gayret sarfetti. Ama onlardan aldığı cevap sadece hakaret oldu. Hattâ bu kadarla da kalmayıp çoluk çocuk onu şehirden kovup, taş yağmuruna tuttular. Atılan taşlardan mübarek ayakları kan – ter içinde kalmıştı.

Nihayet akrabalarından birinin bağına ulaşarak, bu son derece insafsız saldırıdan kurtulabildiler. Ama çok da gücüne gitmişti bu davranışları.

O hiç bir karşılık beklemeden, sadece gerçeği tebliğ etmek üzere onların ayaklarına gidiyor, aldığı cevap ise hakaret ve taşlanmak oluyordu! Gayrı ihtiyari gözünden yaşlar dökülerek yukarıda verdiğimiz DUA’yı yaptı.

İşte o zaman, Allah’ın emri ile dağlara vazifeli melek huzuru Resûle gelerek, vazifeli olduğunu ve şayed isterse, iki dağı birleştirerek Taif halkını helâk edebileceğini söyledi.

Oysa Hazreti Resûl intikam peşinde bir kişilik sahibi değildi!

-Umarım Allah onların neslinden İslâm’a hizmet verecek imanlı bir topluluk getirir.’ diye duada bulundu. Ve Mekke’ye döndü.Cenâb-ı Hak, O’nun bu duasını kabul etmişti. Bir süre sonra, Taif’te iman nurları yayıldı ve Taif müslüman oldu!

Büyük belâya, haksızlığa, derde, azaba düşenlerin okumasını hararetle tavsiye edeceğimiz bir duadır bu. Gece kılınan namazdan sonra, mümkünse secdede; veya beş vakit namazın farzlarının arkasından devam edilirse bu duaya, kısa zamanda selâmete erilir inşâalla